Prof. Dr. İlber Ortaylı'dan 'İmamoğlu' Tepkisi: 'Yıllar Geçiyor Yöntemler Değişmiyor; Seçimle Gelen Seçimle Gitmeli'
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına bir tepki de tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı'dan geldi. Tarihi günlerden geçildiğini söyleyen Ortaylı, "Halk sandıkta kullandığı oyu, seçtiği yöneticiyi takip ediyor ve mesajını çok net veriyor: Seçimle gelen seçimle gitmeli." diye yazdı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu 19 Mart'ta evinden gözaltına alındı ve dün sabah yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklandı. İmamoğlu'nun tutuklanmasına çok sayıda isimden tepki geldi.
"TARİHİ GÜNLER YAŞANIYOR"
Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı da tepki gösteren isimler arasında yer aldı. Sosyal medya hesabından konuyla ilgili paylaşım yapan Ortaylı, tarihi günler yaşandığını söyledi ve sandık vurgusu yaptı. Ayrıca gençlerin umutsuzluğa kapıldığını söyleyen Ortaylı, "Gençlerin geleceği güvence altına alınmalı; bürokrasi ve adalet sistemi yeniden halkın güvenini kazanmalıdır." diye yazdı.
Prof. Dr. Ortaylı'nın paylaşımı şöyle:
"Bundan 45 yıl önce darbe zamanı tutuklanan tüm siyasi isimler daha sonra yeniden iktidara geldi. Demirel, Ecevit, Baykal… Halkımız sandığa ve seçilmişe saygı gösterilmediğinde bunu hiçbir zaman unutmadı; ilk fırsatta cevabını sandıkta verdi. Yıllar geçiyor, yöntemler değişmiyor. Yine tarihi günler yaşıyoruz.
Halk sandıkta kullandığı oyu, seçtiği yöneticiyi takip ediyor ve mesajını çok net veriyor: Seçimle gelen seçimle gitmeli. Bugün ise toplum gergin, gençler huzursuz ve gelecekten endişeli. Artan siyasi kutuplaşma ve belirsizlik ortamı, gençlerin zihinlerinde “Ne olacağım?” sorusunu giderek daha baskın hale getiriyor. Ülkenin siyasi hayatı, belediyelerden merkezi yönetime kadar birkaç vilayete sıkışmış durumda. Bölgecilik, her ne kadar yasalara uygun görünse de, tasvip edilemeyecek ölçüde yerel partizan eğilimlere ve güçlü bir nepotizme dayanıyor.
"GENÇLER NE OLACAK?"
Peki ya diğer şehirlerde yaşayan, yıllarca eğitim gören, yabancı dil öğrenen, kendini yetiştiren gençler ne olacak? Bu çocukların emeği, umudu, hakkı ne olacak? Gençlerin geleceği güvence altına alınmalı; bürokrasi ve adalet sistemi yeniden halkın güvenini kazanmalıdır.
Bunun için illa büyük krizler yaşanmasını beklemek gerekmez. Gerekli düzenlemeler ve reformlar derhal hayata geçirilmelidir. Bu konu bir siyasi partinin, iktidarın ya da muhalefetin meselesi değil; doğrudan doğruya bir ulusal meseledir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği söz konusudur. Ve bu mesele, hepimizin ortak sorumluluğudur."